Yalnızlığım...
6/5/2009 · Kategori: Siirlerim

yalnızlığın rüzgarı yaladı saçlarımı
kimsesizliğime serenat yaptı sensiz akan gözyaşlarım
yokluğun vurunca ruhumun kuytularına
elimde değil ya;
sensizliğimi katık ettiğim yalnızlığıma ağlarım...F
Metin Kaya İLHAN
TRABZON
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
"Müslüman'a Haram" Çeşmesi...
6/5/2009 ·
Vaktiyle Bursa' da bir Müslüman, eski adı "Yahudilik Yolağzı", bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:
"Her kula helâl, Müslüman'a haram!.."
Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye...
Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş.
"Bu nasıl fitnedir, dîni İslâm, ahâlisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman'a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?.." diye çıkışmışlar adama.
Adam:
- "Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin isbat ister, delil şarttır..." dedikçe kadı kızmış:
- "Ne delili, ne isbatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzûrunu kaçırdın, katlin vâciptir!" demiş.
Demiş ama, bir yandan da merak edermiş:
- "Nedir gerekçen?.." diye sormuş.
Adam:
- "Bir tek Sultan'a derim..." diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan'a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş.. Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan O'da meraklanırmış:
- "De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın,hem de her kula helâl, Müslüman'a haram yazarsın?.."
Adam, başı önünde konuşur:
- "Delilim vardır, lâkin isbat ister."
- "Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?.."
- "O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım..."
- "Eeee?!.."
- "Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rastgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak..."
Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, "ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masûmdur, gerekirse kefâlet ödeyelim..."
Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş... Bir hafta dolunca, adam:
- "Sultânım, artık bırakmak zamanıdır" demiş.
Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan'a teşekkürler, hediyeler...
Az zaman geçmiş ki, adam:
- "Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz içinyaptırınız Sultânım" demiş.
Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar âyininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutlulukk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar... Levantenler din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine...
Sultan:
- "Bitti mi?.." demiş adama.
- "Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle" demiş.
- "Şimde nedir isteğin?.."
- "Efendim, pâyitahtımız Bursa'nın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimad edilen âlimini alınız minberinden..."
Adamın dediğini yapmışlar, Ulucâmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler...
Ve ne olmuş bilin bakalım?...
Bir Allah'ın kulu çıkıp da, "ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa va'zı bitene kadar bekleseydiniz", gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış...
Geçmiş bir hafta, "nerde imam" diye gelen-giden yok!.. Aptal ve câhil bir imam tâyin edilmiş yerine, ne konuştuğunu kendi kulağı duymayan tam yobaz cinsinden biri... Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta derdest edilen koca âlim için:
- "Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik..."
- "Kimbilir ne halt etti de tevkif edildi!.."
- "Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara..."
- "Sorma, sorma..."
Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:
- "Eee, ne olacak şimdi?..
Adam:
- "Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan."
"Haklısın" demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:
- "Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lûtfen, böyle Müslümanlar'a su helâl edilir mi?.."
Sultan acı acı tebessüm etmiş:
- "Hava bile haram, hava bile!.." demiş...
Yorum (0) Yorum yaz!
PAROLA...
20/2/2009 · Kategori: Siirlerim
Parola… Hüsran
Kod adı... Hüzün
Şifresi... Gözyaşı
Al..
Al bu parolayı, taşıyabilirsen taşı...
Gecelere zincir vurmaya çalış bakalım
Durdurabilirmisin?..Sabaha karşı...
Yağmurları yukarı üfle
Gözyaşların ıslanmasın diyerek
Bak göreceksin
Yağmur damlaları bile sana karşı...
Evet..
Parola Hüsran
Kod adı...Hüzün
Şifresi... Gözyaşı
Köpükler sıkmak bir işe yaramaz
Ruhundaki yangınlara karşı
Tek çare gözyaşı akıtmaktır
Temizlemek için geçen günleri...
Hüzzam makamındaki şarkıya
Oynak kalıplı güfteler yazacaksın
Ve...
Parolayı tekrarlayıp duracaksın
Parola... Hüsran
Kod adı... Hüzün
Şifresi... Gözyaşı!..
Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!
Biliyormusun?...
20/2/2009 · Kategori: Siirlerim
yıldızlar hüzünlü…
biliyormusun?..
ağlıyorlar karanlığın en ucunda...
kıpkırmızı güneş haleleri kayıp
ıstıraplarına ay bile isyan etti yıldızların
çekildi bir karanlık köşeye…
başbaşayım artık;
yıldızların köşelerinde hasretinle…
bir ucuna ruhumu astım yıldızların
diğer ucunda geleceğim asılı kaldı
saatlerde paslandı saniyeler
gecelere darbe ekler gözyaşlarım
yıldızların gözyaşına karışır
sallanır durur karanlıklar
sabah; güneş doğarken belki ağlayacak,
kimseler bilmeyecek
çiçeklerdeki çiy tanelerinin; gözyaşlarım olduğunu…
Metin Kaya İLHAN
TRABZON
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
Ağlamaktan yoruldum...
20/2/2009 · Kategori: Siirlerim
Trabzon sokaklarından birinde vuruldum;
Uzun Sokak denilen hengamenin tam ortasında…
bir çift mavi deniz aldı beni sonsuzluğun içine
yemyeşil yapraktaki renksiz çiy tanesinin sonsuzluğuna…
kıpkırmızı oldu bulutlar,
gökyüzü ağladı,
yıldırımlar çatladı yüreğimin derinlerinde,
şimşeklere evini açtı vurulmuş ruhum…
ben;
ben o mavi gözlerdeki masumiyete vuruldum
minnacık bedenindeki yokluğun acısını yüklemişti
tekerlekli iskemlesine…
yüreğinde umutlar uçuşuyordu belli ki
prangalardan beter zincirler vardı ayak bileklerinde…
ben vuruldum... gözlerinin maviliğinde;
minnacık bedenindeki
dağ gibi yüreğinin altında ezildi ruhum,
kıpkırmızı oldu bulutlar bir anda,
yıldırımlar düştü gözpınarlarıma,
yüreğim paralandı; o dağ gibi yüreğin taşıdığı
içinde fırtınalar koparan minnacık vücuda...
ben vuruldum;
Trabzon’da...
Uzun Sokak denilen hengamenin tam ortasında…
yüreğimde fırtınalar coştu,
gözlerimde rüzgarları ağlattım,
gözpınarlarımdan boşaldı yüreğimde oluşan yağmurlar…
anlayamadım;
düşünmek bile istemiyorum
o;
o masmavi boncuk gibi gözler
nasıl da hüzün yüklü olurlar?...
ben;
Trabzon’da vuruldum…
Uzun Sokak denilen insan denizinin tam ortasında…
ve
ağlamaktan yoruldum…
Metin Kaya İLHAN
TRABZON
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
Gül ve Sen...
20/2/2009 · Kategori: Siirlerim

bak işte...
elimde bir gül buketi var;
kokusu seni söyler,
yapraklarında gezinir isminin heceleri...
dikenleri kan ağlayıp dökülür,
kıskanır; gül’de ki seni...
gözyaşları dökülür yapraklarından,
kıskanır yüreğindeki güzellikleri...
sabah olunca;
çiy tanesi sanırlar tane tane damlaları...
bilemez ki hiç kimse;
gül’ün yüreğindeki ağlamaları....
Metin Kaya İLHAN
TRABZON
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
11/1/2009 · Kategori: Guzel Kelimeler
Dininizden ilk kaybedeceğiniz şey emanet, sonra namazdır...
Hz.Muhammed (s.a.v.)
Kul namaza durunca; günahları baş ve omuzlarına konur. Rükû ve secdeye kapandıkça dökülür.
Hz.Muhammed (s.a.v.)
Bir Müslüman; lâyıkıyla abdest alıp ve lâyıkıyla namazını kıldığında, namazdan çıkarken annesinden yeni doğmuş gibi çıkar...(Bütün günahları dökülür.)
Hz.Muhammed (s.a.v.)
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
Lütfen sonuna kadar izlermisiniz?....
8/12/2008 ·
Yorum (0) Yorum yaz!
Hani?...Nerede benim üçüncü günüm?...
3/10/2008 · Kategori: Siirlerim

Mezar taşım olacak
Birgün elbette;
Doğum Tarihi:30.08.1962
Ölüm Tarihi:......
Ölüm tarihim de yazacak birgün...
Hani?...
Üçüncü gün nerede?
Nerede bu üç günlük dünyadaki
Üçüncü günüm?..
Kim çaldı benim üçüncü günümü?
Kim kullanıyor?...
Bir doğum günüm yazacak beyaz mermer üzerinde
Bir de, ölüm tarihim...
Zaten;
İnsan son nefesinde ilk günü de hatırlamazmış
Öldüğü gününü de...
Aradaki hayatı gelip geçer gözlerinin önünden
Birkaç saniyelik bir film şeridi gibi...
Sanırım üçüncü gün olarak bu film şeridi sayılıyor?
Fakat;
Olmayacak mezar taşımda birkaç saniyelik film şeridim
Öl;
Öl sen...
Bir hiç uğruna nefes almış gibi geçen
Birkaç saniyelik film şeridim...
Metin Kaya İLHAN
TRABZON
Metin Kaya İLHAN
TRABZON
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
Şiirlerimi okumak istermisin?...
22/9/2008 ·
http://www.antoloji.com/metin_kaya_ilhan
Yorum (0) Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »
Son Yazılarım
- Yalnızlığım...
- "Müslüman'a Haram" Çeşmesi...
- PAROLA...
- Biliyormusun?...
- Ağlamaktan yoruldum...
- Gül ve Sen...
- Başlıksız
- Lütfen sonuna kadar izlermisiniz?....
- Hani?...Nerede benim üçüncü günüm?...
- Şiirlerimi okumak istermisin?...